
Boşanma davası son yıllarda ülkemizde sıklıkla açılan ve aile mahkemelerini meşgul eden bir dava türüdür. Boşanma davasında boşanma davasının tarafları karı ve koca evlilik birliğini sonlandırmak için aile mahkemelerine başvurularak boşanma davası açmak suretiyle boşanmalarına karar verilmesini istemektedir. Ancak ülkemizde boşanma davalarına hak ettiği önem verilmemekte olup uygulamada boşanma davasının tarafları bir boşanma avukatı yardımı almadan kendi başlarına boşanma davası açmaktadırlar. Hal böyle olunca boşanma davasının tarafları hukuki hak ve hürriyetlerinden kanımızca mağdur kalmaktadırlar.
Kanunun ön gördüğü boşanma sebepleri boşanma davasına konu olan evlilik için geçerli değilse evlilik birliği boşanma yolu ile sonlandırılamayacaktır. Boşanmak için kanun iki türlü yol öngörmüş olup boşanma davasının tarafları diledikleri yola başvurabilecektir. Anlaşmalı boşanma davası ve çekişmeli boşanma davası olarak uygulamada yer edinen bu iki kavram için kanun bazı sınırlamalar koymaktadır.
Anlaşmalı boşanma davası açılabilmesi için evlilik birliğinin bir yılı aşkın süredir sürüyor olması gerekmektedir. Bir yıllık süreyi doldurmamış bir evlilik için anlaşmalı boşanma yoluna gidilemez. Anlaşmalı boşanma davası kanunununuz da ayrıca bir başlık olarak değil, kanunun öngördüğü boşanma sebeplerinden olan evlilik birliğinin sarsılması madde başlıklı boşanma sebebinin içinde bulunmaktadır. Türk medeni kanunu 166 madde 3. Fıkra da geçen ve uygulamada anlaşmalı boşanma adı verilen bu durum eşlerin karşılıklı rızasına dayanarak evlilik birliğini sonlandırma amacını gütmektedir.
Yine uygulamada çekişmeli boşanma davası olarak geçen ve kanun koyucu tarafından birden fazla sayılan boşanma nedenleri şunlardır;
Kanun koyucunun öngördüğü yukarıda sayılan boşanma nedenleri boşanmak isteyen eşler için geçerli değilse evlilik birliği sona erdirilemeyecektir.