Firmanızın itibarına zarar verildi mi? Müşterileriniz rakip tarafından mı yönlendiriliyor? Haksız rekabet davasıyla hakkınızı arayabilirsiniz.
Ticaret hayatında dürüstlük kuralı esastır. Ancak bazı işletmeler, rakiplerini saf dışı bırakmak için etik dışı yöntemlere başvurur. İşte bu noktada Türk Ticaret Kanunu, “haksız rekabet” kurumuyla hem şirketleri hem de piyasayı koruma altına alır.
Peki haksız rekabet nedir? Hangi durumlar bu kapsama girer? Hangi yollarla dava açılır?
Haksız rekabet, bir kişinin veya şirketin, ticari faaliyetlerinde dürüstlük kurallarına aykırı şekilde hareket ederek, rakibine ya da piyasaya zarar vermesidir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.54-63 arası bu konuyu düzenler.
Dava açmak için mağdur olunması şarttır. Rekabet eden her şirket bu hakkı kullanabilir.
Bir haksız rekabet davasında mahkemeden şu talepler istenebilir:
➡️ Asliye Ticaret Mahkemesi görevli ve yetkilidir.
➡️ Dava, davalının bulunduğu yerde ya da haksız rekabetin etkilerinin görüldüğü yerde açılabilir.
Zamanaşımı süresi geçerse tazminat davası reddedilir.
Sadece sosyal medyada paylaşım yapıldı, dava açabilir miyim?
→ Evet. İtibar zedeleyici ya da aldatıcı nitelikteyse bu paylaşım haksız rekabet sayılır.
Google reklamlarında şirket ismim kullanılmış. Bu haksız rekabet mi?
→ Evet. Markanızla arama motoru reklamı vermek mahkeme nezdinde haksız rekabet kabul edilebilir.
Zararı ispat edemezsem ne olur?
→ En azından haksız rekabetin durdurulması ve kaldırılması yönünde karar verilir. Maddi tazminat için zarar ayrıca ispatlanmalıdır.
Haksız rekabet, ticari hayatı tehdit eden ciddi bir hukuki sorundur. Erken müdahale, delil toplama ve doğru dava stratejisi ile hem itibarınızı koruyabilir hem de zararınızı tazmin ettirebilirsiniz. Bu nedenle süreci alanında deneyimli bir avukatla yürütmek büyük avantaj sağlar. Uzman şirket hukuku avukatlarımızdan destek almak ve hukuki süreci doğru şekilde yönetmek önemlidir. Bizimle iletişime geçin.