
Ülkemize ve dünyaya koronavirüsün olumsuz etkileri, hayatımıza ve ekonomik konulara sirayet etmiştir. Virüsün kolay yayılması sebebiyle tüm dünyada pandemi ilan edilmiştir. Bununla beraber koronavirüs birçok sorunla karşı karşıya gelmemizi sağlamıştır. Özellikle, salgının ekonomik alanda sebebiyet verdiği sorunlar ve yarattığı kayıplar gün geçtikçe etkisini arttırmaya devam etmektedir. Salgının en çok etkilediği sektörlerden biri de turizm olmuştur. Turizm sektöründe birçok sorun ortaya çıkmış; bu sorunların başında da yurt içi yapılan erken tatil rezervasyonları gelmektedir.
2020 yaz sezonu erken tatil rezervasyonu yapmış olanlar için, koronavirüsün öngörülemeyecek sebep olduğu açıktır. Bu durumda erken tatil rezervasyonu yapmış olan vatandaş, tatilini iptal etmek ve ödediği parayı geri alabilmek için seyahat acentalarına müracaat etmektedir. Seyahat acenteleri de erken rezervasyon yoluyla satın alınan tatiller için ulaşım, konaklama ve diğer ödemeleri kısa süre içinde yapması sebebiyle, bu ödemeleri geri alamadıkları için, ödenen bedelin iadesi hususunda sıkıntı yaşamaktadırlar.
Erken tatil rezervasyonunu iptal ettirmek isteyen tüketici, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında geniş haklara sahiptir. Ancak, hukuken en başta bakılması gereken tarafların iradesi olduğundan, aralarında imzalanan Paket Tur Sözleşmelerindeki maddelere bakılması gerekir. Paket Tur Sözleşmelerini düzenleyen Paket Tur Sözleşmeleri Yönetmeliği bulunmaktadır. Bu Yönetmelik kapsamında vatandaşın birtakım hakları bulunmaktadır.
“ 1- Katılımcı, fesih talebini paket tur düzenleyicisi veya aracısına yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile bildirmek kaydıyla sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir.
2-Paket turun başlamasından en az otuz gün önce yapılan fesih bildirimlerinde, ödenmesi zorunlu vergi, harç ve benzeri yasal yükümlülüklerden doğan masraflar hariç olmak üzere, herhangi bir kesinti yapılmaksızın katılımcının ödemiş olduğu bedel kendisine iade edilir.
3- Paket turun başlamasına otuz günden daha az bir süre kala yapılan fesih bildirimlerinde, paket tur sözleşmesinde belirtilmek şartıyla belirli bir tutar veya oranda kesinti yapılabilir.
4- Katılımcının gerekli tüm özeni göstermesine rağmen öngöremediği ve engelleyemediği bir durum veya mücbir sebep nedeniyle paket turun başlamasına otuz günden daha az bir süre kala fesih bildiriminde bulunması halinde, ödenmesi zorunlu vergi, harç ve benzeri yasal yükümlülüklerden doğan masraflar ile üçüncü kişilere ödenip belgelendirilebilen ve iadesi mümkün olmayan bedeller hariç olmak üzere, herhangi bir kesinti yapılmaksızın katılımcının ödemiş olduğu bedel kendisine iade edilir.
5- Bu madde kapsamında yapılacak bedel iadelerinin, fesih bildiriminin paket tur düzenleyicisi veya aracısına ulaşmasından itibaren on dört gün içerisinde katılımcıya yapılması zorunludur.”
Buna göre, tüketicilerin sözleşmelerini tek taraflı olarak feshetme imkânı bulunmaktadır.
-Tüketici tatilin başlama tarihine 30 günden fazla süre varken fesih bildiriminde bulunuyorsa, acente tarafından ödenmesi zorunlu vergi, harç ve benzeri yasal yükümlülüklerden doğan masraflar hariç olmak üzere, herhangi bir kesinti yapılmaksızın tüketicinin ödemiş olduğu bedel kendisine 14 gün içinde iade edilir.
-Tüketici tatilin başlama tarihine 30 günden az bir süre varken koronavirüs yani mücbir sebebe dayanarak fesih bildiriminde bulunduğu takdirde, acente tarafından ödenmesi zorunlu vergi, harç ve benzeri yasal yükümlülüklerden doğan masraflar ile üçüncü kişilere ödenip belgelendirilebilen ve iadesi mümkün olmayan bedeller hariç olmak üzere, herhangi bir kesinti yapılmaksızın tüketicinin ödemiş olduğu bedel kendisine 14 gün içinde iade edilir.
Koronavirüs sebebiyle sözleşme maddelerine dayanarak yapılacak kesintiler, tüketici aleyhine haksız şart kaydı olarak değerlendirilebilir.
Paket Tur Sözleşmeleri Yönetmeliği 6. maddesinde sayılan hususların, paket tur sözleşmelerinde bulunması zorunlu tutulmuştur. Bunların arasında Yönetmeliğin 6. Maddesi f ve g bendinde yer alan Mücbir sebep halleri ve bu hallerde tarafların hak ve yükümlülükleri ile Sözleşmeden dönme ve fesih şartları vardır.
Koronavirüs de hukuken mücbir sebep yani öngörülemeyecek sebep olarak nitelendirilmektedir. Dolayısıyla tüketicilerin en başta sözleşmede yer alması zorunlu tutulan mücbir sebep halleri ve bu hallerde tarafların hangi hak ve yükümlülükleri olduğuna bakmalıdırlar.
Tüketiciler tam da bu noktada sözleşme maddelerinde kendileri aleyhine kayıtlarla karşılaşmakta ve para iadeleri bu maddelere dayanarak yapılmak istenmemekte veya kesintiye uğratılarak yapılmaktadır.
Tüketici konumunda olan vatandaşlar için haksız kayıtlar Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna göre geçersizdir. Bu kayıtların TKHK 5. Maddesinde düzenlenen “haksız şart” olarak nitelendirilmesi için; tüketici ile müzakere edilmeden düzenlenmesi ve tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde tüketici aleyhine bir dengesizlik bulunması, bu dengesizliğin de dürüstlük kuralına aykırı olması gerekir.
Bu şekilde düzenlenen her sözleşme maddesi TKHK uyarınca haksız şart olarak nitelendirilir ve tüketici açısından hiçbir hukuki sonuç doğurmaz. Buna göre, vatandaşın erken tatil rezervasyonunu koronavirüs sebebiyle iptal etmek istemesi halinde, seyahat acentalarına iadeden yaptığı kesintiler, haksız şart olarak nitelendiriliyorsa, vatandaşın tüketici olarak TKHK kapsamında bu kesintileri talep etme hukuki imkânı vardır.
