İş sağlığı ve güvenliği, hem işçinin yaşam hakkını hem de işverenin hukuki sorumluluğunu doğrudan etkileyen hayati bir konudur. İş kazaları ve meslek hastalıkları, işverenin gerekli önlemleri almaması halinde ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir. Bu yazıda, iş kazası ve meslek hastalığı kavramları, işverenin yükümlülükleri ve işçinin hakları detaylı şekilde ele alınacaktır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre iş kazası; sigortalının iş yerinde, iş sırasında ya da işveren tarafından yürütülmekte olan bir iş nedeniyle uğradığı kazadır.
Meslek hastalığı; işçinin, yürüttüğü işin niteliğinden kaynaklanan nedenlerle uzun süre maruz kaldığı etkiler sonucu ortaya çıkan hastalıktır. Bu hastalıklar, işçinin yaptığı işle doğrudan ilgili olup zamanla gelişir.
İşveren, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca hem iş kazası hem de meslek hastalığı riskine karşı gerekli tüm tedbirleri almakla yükümlüdür.
Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde işveren, hem idari para cezaları hem de tazminat sorumluluğu ile karşı karşıya kalır.
İşverenin kusuru varsa işçi ya da yakınları, işverene karşı maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Bu davalar, İş Mahkemesi’nde görülür.
İşverenin ihmali sonucu meydana gelen ölüm veya yaralanmalarda, Türk Ceza Kanunu kapsamında taksirle yaralama veya öldürme suçlarından ceza davası açılabilir.
İş kazası ve meslek hastalıkları, sadece bireyin değil, tüm toplumun iş güvenliği kültürünü ilgilendiren ciddi olgulardır. İşverenlerin sorumluluklarını ihmal etmemesi ve işçilerin de haklarını bilmesi, bu risklerin en aza indirilmesi açısından son derece önemlidir. İş kazası ya da meslek hastalığı yaşayan işçilerin bir iş hukuku avukatı ile hareket etmesi, haklarını etkili şekilde kullanmaları açısından gereklidir. Hak kaybı yaşamamak için iş hukuku davalarında deneyimli avukatlarımızdan yardım almak, sürecin daha etkin ve adil bir şekilde yürütülmesini sağlar. Bizimle iletişime geçin.