İnşaat sektöründe yaşanan uyuşmazlıkların önemli bir kısmı, eksik veya ayıplı iş tesliminden kaynaklanmaktadır. Özellikle arsa payı karşılığı inşaat (kat karşılığı) sözleşmelerinde ve müteahhit ile tüketici arasındaki ilişkilerde “ayıptan sorumluluk” kavramı büyük önem taşır. Bu yazıda, müteahhidin ayıptan sorumluluğu, ayıbın tanımı, hak arama yolları ve süreler ele alınacaktır.
Ayıp, teslim edilen işin sözleşmeye veya hukuka uygun olmaması anlamına gelir. İnşaat sözleşmelerinde bu; yapı malzemelerinin kalitesiz olması, projeye aykırı imalat yapılması, eksik iş teslimi ya da fonksiyonel sorunlar (örneğin ısı yalıtım eksikliği) gibi şekillerde ortaya çıkabilir.
Ayıplar gizli (ilk bakışta fark edilmeyen) veya açık (teslim sırasında fark edilen) olabilir.
Müteahhit, yaptığı işin sözleşme ve teknik şartnameye uygun olmasından TBK m. 474 ve devamı kapsamında sorumludur. Bu sorumluluk, yapı sahibinin kusurlu olup olmamasından bağımsızdır.
Ayıplı inşaat eseri teslim alan kişi şu hakları kullanabilir:
Bu haklar, TBK m. 475’e göre, seçimlik olup iş sahibi tarafından tercihen kullanılabilir.
Ayıbın tespiti teknik bilgi gerektirdiğinden çoğu durumda mahkeme bilirkişi incelemesi yaptırır. Bu nedenle dava sürecine başlamadan önce, uzman bir avukatla birlikte ön tespit veya delil tespiti yapılması faydalı olacaktır.
Yargıtay uygulamasında;
Müteahhit, inşaat sözleşmesi kapsamında eserin ayıpsız olarak tesliminden sorumludur. Ayıplı teslim durumunda iş sahibi, kanuni haklarını zamanaşımı süresi içinde kullanmalı ve gerekiyorsa dava açmalıdır. Özellikle konut teslimlerinde tüketicinin korunması ön planda tutulmakta olup, bu tür durumlarla karşılaşan kişilerin uzman bir avukattan danışmanlık almaları büyük önem taşır. Profesyonel ekibimizin danışmanlığı ve temsili, bu sürecin etkin bir şekilde yönetilmesine yardımcı olacaktır. Bizimle iletişime geçin.