
Türk Ceza Kanunumuz kapsamında düzenlenen kasten yaralama suçunun nitelikli hallerinden biri de silahla işlenmesi durumudur. Suç işlenmesi sırasında silahın araç olarak kullanılması durumunda verilecek ceza yarı oranında artırılarak verilecektir.
(1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
a) Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı,
b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Görüldüğü üzere Ceza Kanunumuzda hangi durumların nitelikli hal sayılacağı belirlenmiş iken hangi araçların kullanılması durumunda “silah” sayılacağını öğrenmek için yine aynı kanunun 6. maddesine bakmamız gerekmektedir.
(1) Ceza kanunlarının uygulanmasında;
a) Vatandaş deyiminden; fiili işlediği sırada Türk vatandaşı olan kişi,
b) Çocuk deyiminden; henüz onsekiz yaşını doldurmamış kişi,
c) Kamu görevlisi deyiminden; kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi,
d) Yargı görevi yapan deyiminden; yüksek mahkemeler ve adlî, idarî ve askerî mahkemeler üye ve hakimleri ile Cumhuriyet savcısı ve avukatlar,
e) Gece vakti deyiminden; güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresi,
f) Silah deyiminden;
1. Ateşli silahlar,
2. Patlayıcı maddeler,
3. Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet,
4. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,
5. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler,
g) Basın ve yayın yolu ile deyiminden; her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınlar,
h) İtiyadi suçlu deyiminden; kasıtlı bir suçun temel şeklini ya da daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerini bir yıl içinde ve farklı zamanlarda ikiden fazla işleyen kişi,
i) Suçu meslek edinen kişi deyiminden; kısmen de olsa geçimini suçtan elde ettiği kazançla sağlamaya alışmış kişi,
j) Örgüt mensubu suçlu deyiminden; bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına diğerleriyle birlikte veya tek başına suç işleyen kişi, Anlaşılır.
Yargıtay kararlarında da bu husus gözetilmektedir. Dolayısıyla suçun işlenmesi sırasında biber gazı araç olarak kullanıldığında verilecek ceza yarı oranında artırılacaktır. Türk Ceza Kanunu biber gazını silah olarak kabul etmektedir. Kişinin biber gazı kullanarak mağdura karşı gerçekleştirdiği eylem neticesinde alacağı ceza kasten yaralamanın nitelikli halidir. Tüm bu hususlar dışında hukuka uygunluk nedenleri veya meşru savunma halleri dışında kullanımı kasten yaralamanın nitelikli halini oluşturacaktır.
• KASTEN YARALAMA ( Sanığın Suçta Kullanmış Olduğu Biber Gazının Silah Niteliğinde Olduğunun Gözetileceği )
• BİBER GAZI İLE YARALAMA ( Kasten Yaralama – Sanığın Suçta Kullanmış Olduğu Biber Gazının Silah Niteliğinde Olduğu )
• SİLAHLA YARALAMA ( Kasten Yaralama – Sanığın Suçta Kullanmış Olduğu Biber Gazının Silah Niteliğinde Olduğunun Gözetileceği ) 5237/m.6, 86
ÖZET : Kasten yaralama suçunda; sanığın suçta kullanmış olduğu biber gazının silah niteliğinde olduğu gözetilmelidir.
DAVA : Gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1 ) Duruşmada sanığa okunduğu belirtilen nüfus ve adli sicil kayıtlarının denetime olanak sağlayacak biçimde dosyada bulundurulmaması,
2 ) Sanığın suçta kullanmış olduğu biber gazının 5237 sayılı TCK’nin 6. maddesi uyarınca silah niteliğinde olduğu gözetilerek sanığa TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince talebe uygun olarak BOZULMASINA, 20.02.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.
