İş güvencesi, iş hukukunun en temel ilkelerindendir. Haksız şekilde işten çıkarılan işçilerin, hem itibarlarını hem de maddi haklarını koruyabilmeleri için yasalarla bazı güvenceler sağlanmıştır. Bu güvencelerden en önemlisi, işe iade davası hakkıdır. Bu yazıda, haksız fesih nedir, hangi durumlarda işe iade davası açılabilir, dava süreci ve sonuçları nelerdir gibi sorulara yanıt verilecektir.
İşverenin iş sözleşmesini haklı bir sebep olmadan sona erdirmesine “haksız fesih” denir. İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleri uyarınca, işverenin geçerli bir neden olmaksızın işçiyi işten çıkarması yasaya aykırıdır.
İşe iade davası, işverenin geçersiz nedenle iş sözleşmesini feshettiğini ileri süren işçinin, yeniden işe başlatılmasını talep ettiği bir dava türüdür.
İşe iade davası açabilmek için aşağıdaki koşulların birlikte sağlanması gerekir:
Not: Geçici işçiler, belirli süreli sözleşme ile çalışanlar veya deneme süresinde işten çıkarılanlar bu haktan yararlanamaz.
İşe iade davası açılmadan önce zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulmalıdır. Arabulucuda anlaşma sağlanamazsa işçi, dava açabilir.
Mahkeme, feshin geçersiz olduğuna karar verirse işverene iki seçenek sunar:
İşveren işçiyi işe başlatmazsa:
İşçi, mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra 10 iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmalıdır. Bu süre içinde başvuru yapılmazsa karar geçersiz olur.
Haksız fesih karşısında işe iade davası, işçinin hem haklarını geri kazanmasını hem de işveren üzerindeki keyfi tasarrufların sınırlanmasını sağlar. Bu dava, iş güvencesinin temel taşlarından biridir. Hak kaybı yaşamamak için sürelere dikkat edilmeli ve uzman bir avukattan hukuki destek alınmalıdır. Hak kaybı yaşamamak için iş hukuku davalarında deneyimli avukatlarımızdan yardım almak, sürecin daha etkin ve adil bir şekilde yürütülmesini sağlar. Bizimle iletişime geçin.